Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Lazcanın Kayıp Kelimeleri

 

Bildiğimiz gibi lazca konuşurken, bazı kelimelerin lazca karşılıklarının olmadığını görürüz. Bu durum belki o nesneyi ya da durumu karşılayan lazca bir kelime olmamasındandır. Ama belki de unutulmuş bir kelimeyle karşı karşıyayızdır. İşte bu şekilde unutulmuş kelimeleri bulabilmek için kaynaklar düşünmeye başladığımda, aklıma hemen eski yer isimleri geldi. Bazı yer isimlerini düşünerek analiz ettim. Bazı sonuçlara ulaştım. Bunları sizlerle paylaşmayı uygun gördüm.

 

İşe öncelikle dağ isimlerinden başladım. İlginçtir, çoğunun sonu “h’a” ile bitiyor. Bu durum bana h’a nın dağ anlamı taşıdığı hissini verdi. Evet bence dağın bir adı da h’a.

 

K’orha Dağı

Arhavi’de Kale mahallesiyle Yemişlik mahallesi civarında bulunan bazı dağları ele alalım. K’orh’a dağı, k’or ne demek olabilir diye düşündüm. Pek bir şey çağrıştırmadı. Belki zamanla anlamı unutulan bir kelime olduğu kanısına vardım.

 

Papadih’a Dağı

Yine yakında bulunan başka bir dağ Papadih’a. Düşündüm taşımdım. “Papa” kelimesinin bir çok dilde baba anlamı taşıdığını da hesaba kattım. Lazcada da bu anlamı taşımış olduğu zamanların olmuş olabileceği aşikardı. Ama sadece o kadar değil, bir de “di” hecesi var. Onun da lazcada bazı kelimelerde didinin yani, büyük kelimesinin kısaltılmışı olarak kullanıldığını biliyorum. Örneğin, dadi, büyük kız kardeş gibi bir kelime anlamıyla, annenin büyük kız kardeşi yani, teyze anlamına gelir.

Yani kısacası kelimeleri birleştirince, “papadi” nin büyük baba anlamına geldiğini çözdüm. “h’a” kelimesi de bütünleşince, Büyük babanın dağı kelimesine ulaştım.

 

Mosh’oa

Kale mahallesinde, bir de denize bakan bir dağ yamacı ve sahil var. İşte o yamacın olduğu yere Mosh’oa deniyor. Oradaki yamaç da dimdik, sık sık heyelan olan, toprak tutmayan bir bölge.

Bu ismin “most” ile “h’oa” kelimelerinden oluştuğunu keşfettim. T harfi zamanla düşmüş. Tabi babannem gibi bazıları t’yi de kelime içinde kullanıyor. Neyse gelelim bu kelimelerin anlamına, “h’oa” lazcada vücut anlamına gelir. Most da derisi yüzülmek, üstündeki örtünün sıyrılması vb anlamları taşıyor. Toprak da bir örtü olduğuna göre ve lazcada “most” kelimesini toprak kayması için de kullanabildiğimiz için, burada da kullanılabiliyor. Kelimeleri birleştirdiğimizde, yüzülmüş vücut gibi bir anlam çıkıyor. Lazcadaki kelime ve cümle yapıları biraz farklı. Bu kullanımda, vücut olarak dağ kastedilmiş, yani heyelana uğramış dağ vücudu, anlamı taşıyor. Bunu yanlız lazcayı iyi bilenlerin anlayabileceğini sözlerine ilave ediyor ve sonraki yer adına geçiyorum.

 

Mish’a Dağı

Başka bir dağ olan, “Mish’a” dağına geçiyorum. Bu dağ Arhavi’nin köylerinde yer alan bir dağ. “Mis” kelimesinin “miş” kelimesinin değişmesiyle oluşmuş olabileceğini düşündüm. O zaman kimin dağı gibi bir anlam taşıyor demektir. Çünkü lazcada “miş”, “kimin” demektir.

Ama “mis” kelimesi anlamı unutulmuş başka bir kelime de olabilir.

 

Burbati Dağı

Bir dağ da “Burbati”. Bu kelimeyi incelediğimde, içinde yer alabilecek, “burbu" ve “ti” kelimeleri göze çarpıyor. İkisi birleşince yarasa kafası anlamına geliyor. Burbu, lazcada yarasa anlamına geliyor. Ti de baş demek. Belki de dağın şeklini yarasa kafasına benzetmişlerdir.

Ama bu kelimeden başka bir çözümlemem daha oldu. Bu çözümlemee ati kelimesinin lazcada köy anlamı taşıyor olma olasılığı da var. Arhavide yer alan eski adı Çukalvati olan bir köyde de ati kelimesi var. Burada köy kelimesi ti yani baş kelimesinden türemiş olabilir. A da lazcada bir sayısını nitelendiren ar kelimesi yerine sıkça kullanılır. Yani bir ve baş kelimeleri birlikte köy ismini oluşturmuş olabilirler. Yani ne oluyor çukalv ati. Çukal da sanırım, asma kazan anlamındaki tsuk’ali kelimesinden geliyor.

İkinci çözümleme eşliğinde baktığımız “Burbati” kelimesi de yarasa köyü anlamına geliyor. Kim bilir belki de eskiden yarasaların boca yaşadığı bir dağdı. Belki şimdi de varlardır.

 

Yak’ovit Köyü

Yer isimlerini çözümlemeye devam ederken aklıma Yak’ovit geldi. Arhavi’nin Kavak köyünün eski ismi Yak’ovit’tir. Bu kelimeye baktığımda ilk olarak içindeki “vit” kelimesi dikkatimi çekti. Konuya oradan girdim. “Vit” lazcada 10 demektir. Acaba o köyde 10 tane ne olabilir diye düşününce onu da çözdüm. Kavak çevresindeki köylerin merkezi bir konumda bulunduğu için, o köyde olsa olsa 10 tane dükkan vardır diye düşündüm. Yakın zamanda da dükkanların olduğunu daha önceden duyduğum için, bu kelimeyi de çözdüm. Hem de “yak’o” kelimesinin dükkan anlamına geldiğini çözmüş oldum.

Kısacası “Yak’ovit”, On dükkan anlamına geliyor.

 

Giyazeni

Yakovit eski adlı köyün yukarısında, eski adı “Giyazeni” olan bir köy de var. O köyün ismine bakınca, zeni kelimesi hemen sırıtıyor. "Zeni” düzlük, tarla, yayla gibi anlamları olan bir kelime. “Giya” kelimesi sanırım lazca değil. Eskiden yaşamış Giya isimli birini temsil ediyor olabilir. Böyle olunca Giya’nın tarlası, ismini çıkarmış oluruz.

Tabi “giya” kelimesi lazca da olabilir. Bu durumda o kelime hangi lazca kelimeden değişime uğramış olabilir diye düşünüyorum. Aklıma “cgiyalamz” geliyor. Cgiyalamz, sürekli akan suyun, ya da sürekli koşan canlıların bu faliyetlerde çıkardıkları seslerin anlamlarında kullanılıyor. Belki de geceleyin oraları domuz basıyordu. Onların koşuş sesleri de köyün adı oldu. Ayak sesleri tarlası.

Ya da belki yokuş bir araziye sahip köyde sürekli sular akıyordu. Su sesleri de köye isim oldu. Çağlayan sular tarlası.

 

 

K’apistona

Bir de Arhavinin Kale mahallesi var. Onun da eski adı “kapistona”. Bu isim kelime bakımında birçok anlama açılacak bir kapı gibi. İsmini kapıya benzetenler stona kapısı olduğunu söyleyenler var. Ama ben öyle düşünmüyorum.

İlk olarak “kapi” kelimesi dikkatimi çekiyor. Lazcada kökleriyle birlikte ağaç gövdesi anlamına geliyor. Bir de “stona” var. O da “stuna”, yani çökmeyi ifade eden kelimeden gelmiş olabilir. Böyle olunca da kökün söküldüğü yer anlamına gelir. Kökün söküldüğü yer ismi saçma gelebilir. Ama yine lazcanın kelime yapısında çok mantıklıdır. Kök nasıl sökülür, tabi ki heyelanla, sökülür. Heyelanın sık olduğu bu mahallede o ismin o yüzden takılmış olma ihtimali yüksek.

Bir başça çözümlemede “kapistona” kelimesini, direkt olarak Türkçe bir kelime olan kabristan ile bağlantılandırıyorum. Lazcada da genel olarak kelimelerin sonuna i harfi ekleme yapısı olduğundan kabristani ortaya çıkıyor. Bu da zamanla kapistonaya dönüşmüş olabilir.

 

Arkabi

Arhavi’deki onca köy, dağ vb. isimlerini çözümlemişken, Arhavi’nin kendi eski ismini çözümlememek olmaz. Arhavi’nin eski ismi “Arkabi” Bu kelimenin de yarı Türkçe yarı Lazca bir kelime olduğunu söyleyenler olsa da bence öyle değil. Bu teze göre, lazcada bir anlamına gelen “ar” kelimesi ile Türkçedeki kapı kelimesi birleşip bir kapı anlamında bir yer ismi oluşturmuşlar. Eskiden Arhavi’ye tek yerden giriş olmasını da bu teze kanıt olarak gösteriyorlar.

Benim çözümlememde de ar kelimesi ile başlıyorum. Ar, yine lazcadaki bir sayısı olarak karşımızda. Ama “kabi” başka bir şey. Belki de kabir kelimesinden geliyor, bir mezar anlamına geliyor. Belki geçmişte değerli bir kişinin mezarı bu topraklardaydı da o isim verildi.

Belki Kapistona’daki kapi kelimesi bu kelimede farklı şekilde değişim gösterdi. Yani burada da aynı anlamı taşıyor ve bir kök anlamına geliyor. O da olabilir.

 

Cih’a dağı

Sırada, meşhur Cih’a dağı var. Hem Arhavi’nin merkez fotoğraflarında arka planın vazgeçilmezi olması, hem de şekliyle dikkat çekiyor. Muhtemelen, çok eski zamanlarda bir yanar dağdı. Ucu sivri, yemyeşil bir dağ. Zirvesinde, içine saklı olarak, Cenevizlilerden kalma, yıkık dökük eski bir kale var. O dağa cih’a dağı denmesinin sebebini, “Cih’a” kelimesinin lazcada kale anlamı taşıdığı için verildiğini söyleyenler var. Ben bu fikre de katılmıyorum. Ama kısmen gerçeklik payı var.

Şöyle ki ürüne ismini veren markalar gibi bir isimleme olduğunu düşünüyorum. Konuyu biraz daha açayım. Diyelim ki eskiden bu dağa kale yapıldı. Dağın adı da zaten Ciha idi. Nerede kale var cihada, başka nerede var? Lazcanın konuşulduğu hiç bir yerde. Kale deyince akla Ciha geliyor, neden çünkü kale cihada. Kaleyi karşılayan başka kelime yok. O zaman Cih’a hooop kale anlamında kullanılmaya başlıyor.

Tabi benim çözümlemem şimdi başlıyor. Cih’a ya baktığımda görüyorum ki birçok dağda olduğu gibi onun isminde de h’a kelimesi var. Yani bu da Bir şey dağı ama ne dağı? “Ci” ne demek, hiçbir fikrim yok. Belki de yine lazcanın kayıp bir kelimesiyle karşı karşıyayız. Ama ben biraz daha düşünüp, bu kelimenin cvi, yani, ot yiyen hayvanlara verilen, “otla!” komutundan geldiği kanısına vardım. Zamanla “ci” olarak kullanılmaya başlamış olabilir. Böyle olunca ne oluyor? Otla dağı. Neden otla dağı. Belki de eskiden o dağda hayvanlar otlatılırdı. Neden olmasın.

Ya da belki de "ci" lazcada kor alev anlamı taşıyan "dzi" kelimesinin değişmesinden geliyor da olabilir. Malum, ciha dağının şeklinden eski bir yanardağ olduğu kanısına varmak çok kolay. Böyle olunca da kor dağ, yani direkt olarak yanar dağ anlamı almış oluyor.

 

 

Arhavideki eski yer adları çözümlemelerinden çevre ilçelere geçmeden önce Arhavide yer alan bazı isimlerin içinde lazca olmadığını da gördüm. Bunlarda şimdilik çözümleme yapmadım. Belki zamanla bir şeyler bulurum. Tabi bazılarında lazca olsa da şimdilik çözümleme yapmadım. Belki başka zaman çözümlerim.

İçinde lazca bulunmadığını düşündüğüm bazı eski yer adları şunlar;

Katavatoni, Gidreva vb tabi bunların içindeki kelimeler belki de lazcanın kayıp kelimelerindendirler.

 

 

Şimdi Gel Gelelim, Arhavi’nin Çevre İlçelerinden Bazı Eski Yer Adlarına;

 

K’isa

Hopa’ya doğru yol alıyoruz. Hopa’nın eski adı “K’isa”. Bu kelime çok kısa kısa anlamında tek kelimedir diye bir intiba uyandırıyor. Ama ben böyle düşünüp durmuyorum. “Sa” kelimesinin lazcada gökyüzü anlamına gelen “tsa” kelimesinden geldiğini hemen keşfediyorum. Gök yüzü ama nasıl gök yüzü? Başında bir de “k’i” kelimesi var, o da ne? Ben onun lazcada horoz ötüşü gibi ötüşleri kasteden ötmekten geldiğini düşünüyorum. Şimdi denmiyor ama belki de eskiden şimşek gibi sesleri ifade etmek için de bu kelime kullanılıyordu. Açıkçası bilmesem de bu kelimeden bulduğum kadarıyla ben emin oldum. Çünkü ona benzer bir kelime de gıcırdama anlamındaki oç’k’iyalu kelimesidir. Bu da bana “k’i” kelimesinin farklı seslere kök olabildiğini gösteriyor. Bu iki kelimenin birleştirilmesine gelelim. Gök yüzü ve şimşek sesi. İki ayrı kelime gibi, ama yine lazcanın yapısından dolayı bu iki kelime yan yana çok rahat bir biçimde “Gök gürültülü gök yüzü anlamına geliyor. Öyle olmazsa da horoz ötüşleri bol gök yüzü olduğunu düşünebilirsiniz. :)

 

Vits’e

Arhavi’nin bir diğer komşusu olan Fındıklıyı çözümlemeye başlıyorum. Fındıklı’nın eski adı, Viç’e. Burada iki lazca kelime yan yana görünüyor. “Vi”, lazca yap demek. Yap lazcada birçok durumu ifade ediyor. Tarla kazımak da yap denebilecek Bir şey, yün eğirmek de, yüzmek de vb. Sonra bir de ts’e” kelimesi var. O da, lazcanın kayıp bir kelimesi olsa gerek.

 

Lazcanın kayıp kelimelerinde, bazı eski yer adlarında çözümlemeler yapıp, içlerindeki kelimelerin anlamlarını bulmaya gayret gösterdim. Lazcada böyle eski yer adları çok var. Şimdilik sınırlı sayıdaki eski yer adını çözümledim. Arada da bazı kayıp kelimeleri buldum. Kiminin anlamı belirsiz olsa da bu da bir şeydir.

 

 

 

Yazan: Murat Yediyüzyıl